Av. Fırat Hasgümüş, Diyarbakır Barosu'na kayıtlı avukat olarak Diyarbakır'daki Cumhuriyet Başsavcılığı, sulh ceza hâkimlikleri, asliye ceza ve ağır ceza mahkemelerinde yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda şüpheli ve sanık müdafiliği ile mağdur, müşteki ve katılan vekilliği yapmaktadır.
Ceza yargılaması, kişinin özgürlüğünü doğrudan etkileyen ve kanun yollarına başvuru sürelerinin oldukça kısa olduğu bir alandır. Bu nedenle sürecin ilk aşamasından itibaren hukuki destek alınması, hakların zamanında ve doğru şekilde kullanılabilmesi bakımından önem taşır. Bu sayfada ceza yargılamasının işleyişi, şüpheli ve mağdurun hakları ile sık sorulan sorular genel hatlarıyla açıklanmıştır.
Ceza Avukatı Ne İş Yapar?
Avukatlık Kanunu'nda avukatlar için branş veya uzmanlık unvanı öngörülmemiştir. "Ceza avukatı" ifadesi, çalışmalarını ağırlıklı olarak ceza hukuku alanında yürüten avukatları tanımlamak için kullanılan bir tabirdir. Ceza yargılamasında şüpheli veya sanığın savunmasını üstlenen avukata müdafi, suçtan zarar gören kişi adına hareket eden avukata ise vekil denir.
Ceza davalarında avukatın başlıca görevleri şunlardır:
- Gözaltı ve ifade sırasında şüpheliye hukuki yardım sağlamak, ifade ve sorguda hazır bulunmak,
- Tutuklama ve adli kontrol gibi koruma tedbirlerine karşı itiraz etmek, tahliye talebinde bulunmak,
- Soruşturma dosyasını incelemek, lehe delillerin toplanmasını talep etmek ve savunma dilekçeleri hazırlamak,
- Duruşmalarda savunma yapmak, tanık ve bilirkişilere soru yöneltilmesini sağlamak,
- Suçtan zarar gören adına suç duyurusu ve şikâyette bulunmak, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz etmek,
- Kamu davasına katılma talebinde bulunmak ve katılan vekili olarak davayı takip etmek,
- Uzlaştırma sürecinde hukuki destek sağlamak,
- Verilen hükme karşı istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurmak.
Ceza Yargılaması Hangi Aşamalardan Oluşur?
Soruşturma Aşaması
Soruşturma, suç şüphesinin yetkili makamlarca öğrenilmesiyle başlar ve Cumhuriyet savcısı tarafından yürütülür. Bu aşamada deliller toplanır, şüphelinin ifadesi alınır, gerekirse arama, el koyma ve tutuklama gibi koruma tedbirlerine başvurulur. Soruşturma sonunda yeterli şüphe oluşmuşsa iddianame düzenlenir; oluşmamışsa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK m. 173).
Kovuşturma Aşaması
İddianamenin mahkemece kabulüyle kovuşturma aşaması başlar (CMK m. 175). Mahkeme iddianameyi 15 gün içinde inceler; kanuna uygun düzenlenmemişse iade eder (CMK m. 174). Duruşmalarda sanığın sorgusu yapılır, tanıklar dinlenir, deliller tartışılır ve sonunda beraat, mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya davanın düşmesi gibi kararlardan biri verilir.
Kanun Yolları: İstinaf ve Temyiz
İlk derece mahkemesinin hükmüne karşı, hükmün açıklanmasından (sanığın yokluğunda verilmişse tebliğinden) itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir (CMK m. 273). Diyarbakır'daki mahkemelerin kararlarına yönelik istinaf başvuruları Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairelerince incelenir. Bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı ise kanunda belirtilen hâllerde, yine iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz başvurusu yapılabilir (CMK m. 291).
Gözaltı ve İfade Sırasında Şüphelinin Hakları
Yakalanan veya gözaltına alınan kişinin kanundan doğan hakları kendisine derhâl bildirilmelidir. Bu hakların başlıcaları şunlardır:
- Susma hakkı: Şüpheli, hakkındaki suçlama konusunda açıklama yapmamaya hakkı olduğunu bilmelidir (CMK m. 147).
- Müdafi ile görüşme hakkı: Şüpheli, soruşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin hukuki yardımından yararlanabilir ve müdafi ile görüşebilir (CMK m. 149, 154). Kanunda sayılan bazı suçlarda bu hakka sınırlı süreli kısıtlamalar getirilebilmektedir.
- Yakınlara haber verilmesi: Yakalanan kişinin durumu, gecikmeksizin bir yakınına veya belirleyeceği bir kişiye bildirilir (CMK m. 95).
- Gözaltı süresi: Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç 24 saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı bu süreyi birer günlük süreler hâlinde en fazla üç gün uzatabilir (CMK m. 91). Bazı suç tipleri için özel kanunlarda farklı süreler öngörülmüştür.
- Gözaltına itiraz: Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin karara karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir (CMK m. 91/5).
Zorunlu müdafilik: Şüpheli veya sanığın bir müdafii yoksa; çocuk olması, kendisini savunamayacak derecede malul, sağır veya dilsiz olması ya da alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan soruşturma veya kovuşturma yürütülmesi hâlinde, talebi aranmaksızın baro tarafından müdafi görevlendirilir (CMK m. 150).
Tutuklama, Adli Kontrol ve İtiraz
Tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve kaçma ya da delilleri karartma şüphesi gibi bir tutuklama nedeninin bulunması gerekir. Ayrıca tutuklamanın, işin önemi ve beklenen ceza ile ölçülü olması aranır (CMK m. 100). Tutuklama yerine yurt dışına çıkış yasağı, belirli aralıklarla imza verme, konutu terk etmeme gibi adli kontrol tedbirlerine de hükmedilebilir (CMK m. 109).
Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama veya adli kontrol kararına karşı, kararın öğrenilmesinden itibaren 7 gün içinde itiraz edilebilir (CMK m. 268). Tutuklu kişi soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında serbest bırakılmasını isteyebilir (CMK m. 104); tutukluluğun devamının gerekip gerekmediği de en geç otuzar günlük süreler içinde incelenir (CMK m. 108).
Ağır Ceza ve Asliye Ceza Mahkemelerinin Görev Alanı
Ağır ceza mahkemeleri; ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar ile kanunda ayrıca sayılan bazı suçlara ilişkin davalara bakar (5235 sayılı Kanun m. 12). Kanunla başka bir mahkemeye verilmeyen ceza davaları ise asliye ceza mahkemelerinde görülür (m. 11). Suç tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar hakkındaki davalar, kanundaki istisnalar dışında çocuk mahkemeleri ve çocuk ağır ceza mahkemelerinde görülür.
Sık Görülen Ceza Davaları
Uygulamada en sık karşılaşılan ceza davalarından bazıları şunlardır:
- Kasten yaralama (TCK m. 86-87), tehdit (TCK m. 106) ve hakaret (TCK m. 125),
- Hırsızlık (TCK m. 141-142) ve yağma (TCK m. 148-149),
- Dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 157-158),
- Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (TCK m. 188) ile kullanmak için bulundurma (TCK m. 191),
- Cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı (TCK m. 102-103),
- Taksirle öldürme ve taksirle yaralama (TCK m. 85, 89), trafik güvenliğini tehlikeye sokma (TCK m. 179),
- Bilişim sistemine girme, verileri bozma ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması gibi bilişim suçları (TCK m. 243-245).
Örneğin TCK m. 188/1 uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve iki bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Cezanın belirlenmesinde suçun niteliği, işleniş biçimi ve nitelikli hâller belirleyici olduğundan her dosyanın kendi delil durumuna göre değerlendirilmesi gerekir.
Mağdur ve Müştekinin Hakları
- Şikâyet süresi: Soruşturulması şikâyete bağlı suçlarda, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 ay içinde şikâyette bulunulmalıdır (TCK m. 73).
- Delil toplanmasını isteme: Mağdur, soruşturma aşamasında delillerin toplanmasını Cumhuriyet savcısından talep edebilir (CMK m. 234).
- Vekil atanması: Kanunda belirtilen hâllerde, örneğin alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda veya mağdurun çocuk olması durumunda, talep üzerine baro tarafından vekil görevlendirilir.
- Davaya katılma: Suçtan zarar gören, ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar kamu davasına katılan olarak dahil olabilir (CMK m. 237). Katılan, hükme karşı kanun yollarına başvurma hakkına sahiptir.
- Uzlaştırma: Kanunda sayılan suçlarda taraflar uzlaştırmacı aracılığıyla uzlaşabilir; uzlaşma sağlanması hâlinde kanunda öngörülen sonuçlar doğar (CMK m. 253).
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)
Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasına hükmedilmesi hâlinde, kanundaki diğer şartların da bulunması koşuluyla mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir (CMK m. 231). Bu karar, sanığın belirlenen denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlememesi ve yükümlülüklerine uyması hâlinde ortadan kaldırılır ve dava düşer. HAGB kararları adli sicil kaydında değil, bu amaca özgü bir kayıt sisteminde tutulur.
Ceza Davalarıyla İlgili Sık Sorulan Sorular
Ceza davasında avukat tutmak zorunlu mu?
Kural olarak zorunlu değildir; şüpheli veya sanık kendi savunmasını yapabilir. Ancak yukarıda belirtilen zorunlu müdafilik hâllerinde, talep aranmaksızın baro tarafından müdafi görevlendirilir. Ceza yargılamasında süreler kısa ve sonuçlar ağır olabileceğinden, sürecin başından itibaren hukuki destek alınması hak kayıplarının önlenmesi açısından yararlıdır.
Savcılıktan ifadeye çağrıldım, ne yapmalıyım?
Öncelikle çağrının hangi sıfatla (şüpheli, tanık veya müşteki) yapıldığını öğrenmek gerekir. Şüpheli sıfatıyla ifade veren kişi, susma hakkına ve ifade sırasında müdafi bulundurma hakkına sahiptir. Tanıklar ise kanunda sayılan istisnalar dışında gerçeği söyleme yükümlülüğü altındadır. İfadeye gitmeden önce dosya hakkında hukuki değerlendirme yapılması önerilir.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz süresi ne kadar?
Suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içinde, kararı veren Cumhuriyet savcısının bulunduğu yer ağır ceza mahkemesinin yargı çevresindeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK m. 173).
Tutuklama kararına nasıl itiraz edilir?
Tutuklama kararına karşı, kararın öğrenilmesinden itibaren 7 gün içinde itiraz dilekçesi verilebilir. Sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itiraz, kural olarak numara sırasına göre kendisini izleyen sulh ceza hâkimliği tarafından incelenir (CMK m. 268). Bunun yanında tutuklu kişi her zaman tahliye talebinde bulunabilir.
Ceza davası ne kadar sürer?
Yargılama süresi; suçun türüne, sanık ve tanık sayısına, alınması gereken bilirkişi raporlarına ve mahkemenin iş yüküne göre önemli ölçüde değişir. Basit nitelikteki dosyalar birkaç duruşmada sonuçlanabilirken, çok sanıklı veya bilirkişi incelemesi gerektiren dosyalar daha uzun sürebilir.
Ceza avukatı ücreti nasıl belirlenir?
Avukatlık ücreti, avukat ile müvekkil arasında yapılan sözleşmeyle belirlenir; ancak Türkiye Barolar Birliği tarafından her yıl yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin altında olamaz (Avukatlık Kanunu m. 164). Ücret; işin niteliği, dosyanın kapsamı ve harcanacak emek dikkate alınarak belirlenir.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki görüş niteliğinde değildir. Her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan somut durumunuzun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
